home | site map | e-mail  
TR | EN | RU   
Tuesday, July 22, 2014    
REFERANS - Dünya gençliği başlangıçta onu İtalyan sanıyordu

Tasarımlarını kendi ekibinin yarattığı Picaldi markasını, isminden dolayı dünya gençliği başlangıçta İtalyan sanıyordu. Aslında onun hikayesi, iki Türk girişimcinin babalarının bir tanıdıklarından aldığı bir milyon liralık hatır çekiyle küçük bir atölye kurdukları Tahtakale'den geçiyor. Picaldi'nin sahibi Akarsu ailesinin en büyük sıkıntısı, taklitçilerin markanın birkaç harfini değiştirerek yeni isimlerle ortaya çıkması.
 
'Picaldi 951 Model 33/34 beden istiyorum' ... Picaldi Jeans'in sahibi Zafer Akarsu, müşterilerinin artık sık sık telaffuz ettiği bu cümleyi yıllardır verdiği mücadelenin küçük bir armağanı olarak algılıyor.  Zafer Akarsu'nun ağabeyiyle birlikte sıfır sermaye ile var ettikleri Picaldi markası bugün toplam 45 ülkede tescilli, aylık 40 bin adetlik üretim kapasitesi ve  5 milyon dolarlık cirosuyla Türk denim sektörünün önde gelen markaları arasında yerini almış durumda.
 
1 miyon liralık çekle gelen marka

Zafer Akarsu denim işine 17 yaşında Tahtakale'de bir tanıdıklarının yanında tezgahtarlık yaparak başlamış. Ağabey Nejdet Akarsu ise Ankara'da Öztuğ Pasajı'nda tezgahtarlık yapmasına rağmen dönem dönem İstanbul'a giderek Tahtakale'de çalışır. Zafer Akarsu o günleri, "Abim 1972'de Tahtakale'de sırtında pantolan satarak bu işe başladı" diye anlatıyor. 1979 yılında ise  babalarının tayini yüzünden İstanbul'a taşınırlar ve ileride bir markaya imza atacak iki kardeşin Tahtakale macerası böylece başlar. Bir süre sonra ise bir akrabalarıyla ortaklık kurarak denim işine ısınırlar ama bu ortaklık uzun sürmez. Zafer Akarsu, sermayeleri olmadığı için ne yapacaklarını bilmez bir halde iken, 1 milyon liralık bir hatır çekinin bütün hayatlarını değiştirdiğini söylüyor.  "Babam çocukların işine yarar diye bir arkadaşından hatıra binayen bir ay vadeli 1 milyon liralık çek almıştı. O yıllarda sıfır bir araba 5 milyon lira civarında. Bir arabanın 5'te biri değerindeki sermaye ile hemen harekete geçtik. Tahtakale'de 15 metrekarelik bir atölye kiraladık ve işe başladık"
 
Zafer olsa kimse ilgilenmezdi

İki kardeş yeni atölyelerinde aynı işi yapan yüzlerce denim atölyesinden farklı olarak, imitasyon (taklit) ya da fason üretim yerine kendi markalarını, kendi ürünlerini oluşturma yoluna giderler. Akarsu, "1980'lerde kapılarını tüm dünyaya açan Türkiye pazarına giren her ürün kendi ismi ve markasıyla geliyordu. Markalaşma rüzgarını hissetmemek için kör olmak gerekiyordu" diyor. Neden Picaldi sorusuna ise Akarsu, "Zafer isminde bir marka yapsaydık kimse ilgi göstermezdi. Picaldi hem akılda kalan hem de söylenmesi güzel bir isim. Bu ismin nerede duyduk hatırlamıyorum ama o dönemde İtalyanların tekstilde estirdikleri marka rüzgarı bizi çok etkiledi  Sonuçta markanın ismini İtalyanca bir isim olan Picaldi olarak belirledik." şeklinde yanıtlıyor.
 
Almanya'da bir günlük ciro 48 bin euro

İlk dönemler iki kardeşi için çok sıkıntılı geçer. Ayda 300 pantalonu ancak üreten ve yeni üretim için sattıklarının parasını beklemek zorunda kalan Akarsu kardeşler, kısa bir süre sonra emeklerinin karşılığını almaya başlarlar. 1990'ların başında Türkiye çapında 600 bayiye ulaşan Picaldi markası, ilk etapta İsviçre olmak üzere 1990 yılından sonra birçok ülkeye ihracata başlar. İhracatta en büyük üs ise Almanya olur. Picaldi markasının Almanya'da çok tutulma nedeninin kalite ve model tasarımları olduğunu belirten Akarsu, "Almanya piyasasına girdiğimizde bizi İtalyan sanıyorlardı. Fakat artık Picaldi'nin bir Türk markası olduğunu herkes biliyor ve modellerimiz çok beğeniliyor. Münih mağazasının açıldığı gün bir günlük ciromuz 48 bin euro oldu" diyor.
 
Marka PIC-ALDI olarak tescilli

Ancak marka tescili almak da bazı sıkıntıları çözmeye yeterli olmamış. Çünkü şu anda Picaldi markası Türk Patent Enstitüsü tarafından tescil alınarak bile taklit edilmeye devam ediyor. Marka tescilinde ilk başvurularını 1987 yılında İstanbul Ticaret Sicili'ne yaptıklarını anlatan Akarsu, "Bu konuda ilk olarak Picaldi yabancı isim olduğu için sorun çıktı. Biz de çözümü markamızı PIC-ALDI şeklinde belirterek tescil almakta bulduk. 1990 yılına geldiğimizde ise Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'ndan tescil belgesini aldık. Fakat markamızı tescil ettirmek taklit edilmemizi engelleyemiyor."

Akarsu, "Bu konuda pek çok dava açtık. Bunu Picaldi'nin içinde bir harfi değiştirerek ya da markanın önüne ya da arkasına bir kelime ekleyerek yapıyorlar. Sonuç olarak piyasaya Picaldi'nin ismiyle çıkıyorlar. Yanlış olan ise bu tescilleri Türk Patent Enstitüsü'nün vermiş olması. O dönem tek kategoride verilen tesciller 1996 yılında farklı kategorilere ayrıldı. Yani tekstilde Picaldi markasını alan bir firmanın varlığına rağmen sağlık, turizm ya da başka alanlarda başka firmalar bu ismi alabiliyor. Bu uygulama da doğru değil" diyor.
 
Modeller tasarım ekibinden çıkıyor

İşe ilk başladıkları dönemlerde model konusunda daha çok dışardan esinlendiklerini anlatan Zafer Akarsu, zamanla tamamen tasarım biriminin yarattığı modellerden oluşan kataloglar hazırladıklarını söyledi. Şirkette 1997 yılında oluşturulan tasarım biriminde baş tasarımcının yanı sıra iki yardımcı tasarımcı ve üç modelist görev yapıyor. Picaldi'nin Türkiye'de 500 marka içinde yüzde 24 pazar payı bulunuyor.

questionnaire
Which textile product do you often buy from Internet?
Trousers
Jacket
Skirt
T-shirt
 
mail list
Subscribe mail list to receive Picaldi news!